Tarağın Kısa Tarihi

İnsanoğlunun saçını başını düzeltip etrafta güzel görünme arzusundan doğan bu icadın günümüze kaark gelmesi insanların bu hevesinden bir an bile vazgeçmediklerinin bir göstergesidir.

İcadı çok eski zamanlara kadar uzanan tarak,o zamanlar neredeyse yeme-içmeden sonra gelen bir ihtiyaçtı.

Öyleki insanlık ilk zamanlar kemik,taş ve ağaçtan taraklar yapmış saçlarını tarayarak ortadan ikiye ayırmış sonrada yakışıp yakışmadığını görmek için aynanın icadını beklemişlerdir.

Araştırmalar ilk tarakların sileks ve obsidyen taşlaran yapıldığını ortaya koymaktadır insanlar nehir kenarlarına giderek nehir kenarlarına giderek saclarını bunlarla düzeltiyorlar ve suyun tersine bakarak kendilerini çok güzel ve yakışıklı buluyorlardı.Sonra kemik ve ağaçtan taraklarla çeşit yaptılar.Yapılan kazılarda o günlerden kalan kemik taraklara raslansa da ahşap olanlarının güveler tarafından icabına bakıldığı için anca tozlarına rastlanmıştır.

İnsanların tarih boyunca ihtiyaç duyduğu kişisel gereksinimleri arasında ön sıraları çeken tarakların zamanla birçok çeşidi yapılmış ve herkes kafasına göre takılmıştır.

Eski Mısırlıların başı kel mi? onlar da üzerlerine mitolojik kahramanların işlendiği taraklar yapmışlardır.

Bu gün etnografya müzelerinde sergilenen osmanlı döneminden kalma taraklar  ,çerisinde bir şimşir tarak çeşidi vardır ki herkesin bildiği "kel başka şimşir tarak" değimini ortaya çıkarmıştır O önemlerde tarak yapımında en fazla kullanılan malzeme ağaçtı ve bu ağaçlar içerisinde en sağlam ve dayanıklı olanı ise şimşir ağacıydı. 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !